Engelli olmak zordur benim ülkemde

engelli olmak ailecesaglik.com

Engelli olmak zordur benim ülkemde

Aşağıda okuyacağınız kısa yazı, genç bir engelli tarafından yazılmış. Engelli gözüyle konuya genel bir bakışı yansıtıyor. Sosyal medyada paylaşılmış bu yazı. Ama paylaşan kişi kaynağını belirtmemiş. Biz de araştırdık, yazının asıl kaynağına ulaşamadık; ancak yazıyı sitemizde yayınlamaya değer bulduk. Yazının gerçek sahibine duygularını bu kadar açık yüreklilikle paylaştığı için teşekkür ederiz.
.

Engelli olmak zordur benim ülkemde.
Engelli olmak değildir size koyan, toplumdaki ön yargıdır sizi yaralayan. Oysa engelinizi bir özelliğiniz olarak görmüşsünüzdür hep. Buna göre hayatınıza yön vermişsinizdir. Engellinizle mutlusunuzdur. Fakat dışarıdaki hayat biraz farklıdır. Her sokağa çıkışınızda bunu hissedersiniz.

Sizi tanımazlar. Engelli hakkında bi haberdirler. Mecburen göz göze gelirsiniz insanlarla. Önce “cık cık” ederler, sonra “vah vah yazık” sözleri kulağınıza çalınır. Siz ve aileniz “beterin beteri var” deyip şükrederken, birilerinin çıkıp sizin adınıza isyan etmesine anlam veremezsiniz. Güler, geçersiniz. Çünkü aceleniz vardır, hayatı yakalamak için.

Yabancı bir kalabalığa girdiğinizde gözler size çevrilir hemen. Tepeden tırnağa incelenirsiniz. Kasılırsınız, terlersiniz. Her ne kadar beyninize “rahat ol” emri verseniz de sizi dinlemez. İnadına kasıldıkça kasılırsınız. Kendinize reset atmak isterseniz, fakat sistem yanıt vermez.

Bazen ilk tanışmada size el vermezler. Eliniz havada kalıverirsiniz. O anda ne yapacağınızı şaşırırsınız. Hemen anneniz imdata yetişir, “boşver” der gülümseyerek. Bu gülümseyiş iyi gelir. Bir “la havle” çektikten sonra hiç bir şey olmamış gibi gülümsemeye devam edersiniz.

Bazen de “bakıyor ama anlamıyor galiba” derler. “Ben anlıyorum” dersiniz sinirle. Halbuki gözlerinize bakınca kolayca anlaşılır. Ama ya engellileri tanımadıklarından ya da bu konuda bilgileri olmadığından gözlerinize bakmak akıllarına bile gelmez.

Evde ise durum çok farklıdır. Dışarda deplasmanda olan engelli, evde kendi sahasındadır. Ailenizin “kıymetlisi”sinizdir. Engelli olarak değil, önce insanca davranılır. Önemli bir karar verilirken sizin fikriniz alınır. Hatta bazen size akıl danışılır. Unutulan bir şey varsa ilk size sorulur. Evde güler, eğlenir, ağlar, hüzünlenirsiniz. Şarkı söyler dans edersiniz. Herkes gibisinizdir işte.

Engelliliğinizi lehinize çevirmeyi, yani kullanmayı da çok iyi bilirsiniz. Mesela evde temizlik olduğunda ya da anneniz odanızı toplamanızı söylediğinde hemen bahaneniz hazırdır. “Ama anne ben engelliyim” der, kolayca çıkarsınız işin içinden. Fakat gezmeye gidilecekse ilk hazırlanıp kapıya çıkan siz olursunuz. Yani işinize gelince engelli, işinize gelmeyince de engelsiz olursunuz. Bu da aileniz tarafından ayrı bir mizah konusu olur.

Dostlarınız vardır nice anılarınızı paylaştığınız. Onlarla her şeyi konuşursunuz. Siyaset, futbol, felsefe… Hayata dair ne varsa, siz oradasınızdır. İnternette engelli dostlarınız vardır. Yüz yüze görüşmeseniz de onlardan feyz alırsınız. Bir yerlerde sizden birilerinin olduğunu, yalnız olmadığınızı bilmek güven verir size.

Bazen onlarla toplumun dedikodusunu yaparsınız. İçinizi döker, rahatlarsınız. Çünkü sizi en iyi onlar anlar.

Velhasıl engelli olmak zordur benim güzel ülkemde.


Biraz komik, biraz trajik ama hep Aziz Nesin’liktir.

.

Engelli olmak zordur benim ülkemde İle İlgili Aramalar

Engelli Olmak, engelli yaşamak, engellinin yaşadığı toplum, engelli gözüyle, engelli olmanın duyguları, engelliler ve toplum…

NOT: Bu yazıya bağlayan terimler: Aile sağlığı, ilk tanışmada neler sorulur language:tr, zayıflama.
.