Depresyonun Evliliğe Etkisi

Evlilikte sorunlar, çatışmalar, geçimsizlik

Depresyonun Evliliğe Etkisi

Önceki yazılarımızdan birinde Evliliğin depresyona etkisi konusunu ele almıştık. Bu yazımızda da depresyonun evliliğe yaptığı etkileri inceleyeceğiz.

Çiftlerden biri ya da ailenin fertlerinden biri yukarıda sözü edilen sebeplerle bir kez depresyona girdiğinde çiftin ilişkisindeki dinamik negatif yönde değişir.

Depresyon evlilik ilişkilerini ve aile ilişkilerini nasıl etkiler?

Çift üyelerinden biri ya da ailenin fertlerinden biri yukarıda sözü edilen sebeplerle bir kez depresyona girdiğinde çift ilişkisindeki dinamik negatif yönde değişir.

Birinci olarak diğer çift üyesi ya da diğer aile bireyleri (çocuklar, ergenler) stresli olmaya başlar.

İkinci olarak tüm aile üyelerinin bireysel sorunları ya da çiftin etkileşimsel güçlükleri yani günlük olağan sorunları gözlerinde iyice büyür. En kötüsü bu yetmiyormuş gibi sanki bu olağan güçlükler onlara hiç çözülmeyecek problemler gibi görünmeye başlar.

Üçüncü olarak çift üyelerinden depresyonda olmayan birey diğerine yardım etmek için bütün çabalarının hiçbir işe yaramadığını gördüğünde mevzi kaybeder. İlişkideki gerilim iyice tırmanır.

Dördüncü olarak depresyondaki kişiye yardım etmeye çalışan aile bireyleri kendilerine bakarak kendilerinin yetersiz ve güçsüz olduğunu düşünmeye başlarlar. Böylece bireysel dinamiklerinde de sıkıntı yaşamaya başlarlar.

Beşinci olarak depresyondaki bireyler, depresyon dönemi ile depresyon öncesindeki ilişki ve etkileşimin niteliğine bakmaksızın eşini/partnerini ve diğer aile bireylerini olumsuz bir şekilde görmeye başlar. Ayrıca kendilerini de mutsuz ve umutsuz görme eğilimindedirler. Enerji düzeyleri düşer. İçe kapanabilirler. Sorunlarının hiç çözülmeyeceğini düşünürler. Bu duygular depresyondaki kişide çok hassas bir duygulanım durumu oluşturur. Bu hassas duygulanım durumu kişiyi kırılgan, incinmiş, anlaşılmamış, değersiz hissettirir. Bu duygu modunda olan kişi eleştiriye ve kişiler arası ilişkilere karşı son derece hassas ve sinirli biri haline gelir. Dolayısı ile depresyon diğer çift üyesi başta olmak üzere diğer aile bireyleri üzerinde stres yaratır.

Altıncı olarak depresyon en çok da çift üyesi arasında sıkıntıya yol açar. Çünkü depresyon enerji ve ilgi yitimi dolayısı ile kişinin evlilik ve aile içindeki rollerini yerine getirmesini engeller. Böylece çiftin üyeleri arasında ister istemez rol değiş tokuşu gündeme gelir.Rollerin değişmesi genellikle rol çatışmalarına neden olur. Hatta bunlarla baş etmek için eş kendi ihtiyaçlarından feragat etmek zorunda kalabilir. Bu da onların giderek kendilerini tükenmiş hissetmelerine neden olur. Bu da depresyondaki eşin olumsuz iletişim ve yapıcı olmayan davranışlarını onun kişilik yapısına bağlama hatasını yapmalarına zemin hazırlar.

Çiftin çocukları varsa aile tablosu daha da karmaşık bir hal alır. Çocuklar ebeveynlerinde olan olumsuzluklarından genellikle kendilerini sorumlu tutma eğilimindedirler. Diğer ebeveynde depresyon etrafında örgütlendiğinden çocukların duygusal, sosyal ihtiyaçları hatta beslenme gibi fiziksel ihtiyaçları ihmal edilme tehlikesi ile karşı karşıya kalır. Bu da onların kendilerini değersiz ve yetersiz hissetmelerine dolayışı ile özgüven sorunlarına zemin hazırlar. Çocukların ihtiyaçları sürekli olarak karşılanmamaya başlayınca onlarda kendi dertlerine göre semptomlar geliştirerek bu ihmale kendilerine göre gerekli cevabı vermiş olurlar.

Bu semptomlar davranış problemleri,okul başarısızlığı vb. şekillerde kendini göstereceği gibi daha ince ayar spesifik belirtilerde kendini gösterebilir. Hatta çocuğun gösterdiği belirtisel davranışlar gören göz ve işiten kulak için çoğu zaman ebeveynleri için bir yardım çağrısı niteliğindedir.

Görüldüğü gibi depresyon bağlamı çift ilişkisine zarar vererek kızgınlık ve olumsuz eleştirileri artırarak çift ilişkisini zorlamaya başlar.

Kısacası eşinizi ve diğer aile üyelerinin ve de kendinizin depresyona girmesini istemiyorsanız eşinize ilgi gösterin, sevgi gösterin onu umursadığınızı hissettirin ,onu dinleyin ve onun bakış açısını anlamaya çalışın. Katılmasanız da onun fikrinin de bir bakış açışı olduğunu vurgulayın. Eşinizi suçlamayın, eleştirmeyin.

———————————————————–
Kaynak: Shu. Güldane KAVGACI – Aile ve Evlilik Terapisti & Cinsel Terapist

.