■ ■ Son model mutfak aletleri tanıtımları, markalı beyaz eşyalar... ■ ■ Arçelik, Beko, Profilo, Philips, Siemens marka mutfak aletleri tanıtımları... ■ ■ Samsung markasının beyaz eşya piyasasına yeni giren ürünleri, Samsung buzdolabı, Samsung bulaşık makinesi... ■ ■ Tatilde neler yenir, hangi tatil yeri hangi yemeğiyle ünlü?... ■ ■ Yeni sağlıklı otomobil modelleri, sağlık kavramını ön plana çıkaran son model arabalar hakkında bilgiler... ■ ■ Mutfakların mücevherleri rostfrei çatal kaşık bıçak markaları; Jumbo, Hisar ve Karaca marka mutfak gereçleri... ■ ■ Sofraların olmazsa olmazı porselen yemek takımları, Karaca sofra takımı tanıtımı... ■ ■ Özel hastanelerin özellikleri ve devlet hastanelerinden farkları; özel hastane ücretleri... ■ ■ Elektronik tıbbı cihazlar, hastaneler ve aile hekimlikleri için tıp cihazları fiyatları... ■ ■

Evlilik Yorgunluğu Yeni Boşanmaların Nedeni

Yazının Tam Başlığı: Evlilik Yorgunluğu Yeni Boşanmaların Nedeni
Evlilikte sorunlar, çatışmalar, geçimsizlik

Evlilik Yorgunluğu Nedir?

Kimilerinin rüyası kimilerinin kâbusu olan evlilik 4000 yıllık toplumsal bir kurum. Halbuki biten aşk sevgi değil, arkadaşlık, dostluk ya da paylaşımın sona ermesi. Önceleri boşanma için şiddetli geçimsizlik şartları aranırdı.

Çoğu insan için gerekli olan bu kurum bazı insanlarda giderek yorulmalara sebep oluyor. Şimdiler de ise ‘‘evlilik yorgunluğu’’ adını verdiğimiz evlilik yozlaşması, boşanmalar için moda tabir olmuş durumda.

Aşk 2,5 Yılda Bitiyor

Aşkım bitti, sevgim bitti, artık heyecanım kalmadı gibi ifadelerle evlilikler sonlandırılıyor.

Yapılan araştırmalar, evliliğin 2,5 yılından sonra aşkın ve sevginin bittiğini gösteriyor. Yani evlilik yorgunluğunun başlama yaşı evlendikten 2,5 yıl sonra. Allah’tan ki, günümüzde bir çok evli çift, aşkını ve sevgisini bir süre sonra dostluğa ve arkadaşlığa dönüştürebiliyor. Bunu beceremeyenler ise soluğu mahkeme kapılarında alıyor.

Eğitim Uyumu Çok Önemli

Ekonomik uyum, fiziksel uyum, yaş uyumu, inanç uyumu, cinsel uyum gibi benzerliklerin hiç biri evlilik yorgunluğunu önlemede belirleyici değil. Evlilik yorgunluğunu önleyen en önemli faktör eğitim uyumu.

Çiftlerden biri çok zengin biri çok yoksul olabilir. ya da biri genç biri yaşlı olabilir. Aralarında eğitim uyumu varsa genelde sorun çıkmıyor. Çünkü eğitim uyumu olduğunda çiftler birbirini anlayabiliyor. Bir çok şeyi tartışıp paylaşabiliyor. Her şeyden önemlisi konuşabiliyorlar. Konuşan bir çiftin çok önemli başka sorunlar olmadıkça evlilik yorgunluğuna girmeleri -imkansız değildir, ama- oldukça zordur.

İlk 6 Yılda ve 20.Yıldan Sonra Risk Var

Evlilikler en çok ilk yılda sonlanıyor. Sonra giderek her sene azalma trendine giriyor ve ilk 6 yıl risk oluşturuyor. Sonra durağanlaşıyor ve 20. yıldan sonra tekrar tırmanışa geçiyor.

Ani evlenmelerde, nişanlılık dönemi geçirenlere göre ilk yıl boşanmaları daha sık görülüyor. Evlenip aynı evde yaşamaya başlayan çiftler, uyumlu olup olmadıklarını bir süre sonra fark ediyorlar ve evliliğin akıbetini belirliyorlar.

Görücü usulü ile bir süre nişanlı kalıp sonra evlenenlerin, evlilikleri aile büyüklerinin seçimleri ve tecrübeleri ile şekillendiği için flört evliliğine göre biraz daha sağlam olabiliyor. Bu noktada çiftler arası sorunlarda aile büyüklerinin hemen devreye girip arabulucu pozisyonuna soyunmaları da önemli bir faktör olmakta.

Diğer taraftan 20. yıldan sonra boşanmalarda görücü ve flört evliliği arasında sayısal açıdan bir farkın olmadığını görüyoruz.

Kadın Çalışıyorsa, Evlilik Daha Çabuk Yoruluyor

Eşlerden her ikisinin de çalışıyor olması, evliliği yorgunluğa ve yozlaşmaya götüren faktörlerden biri durumunda. Çalışan kadına, ev işlerinde erkeğin yardımcı olmaması yozlaşmayı daha da arttıran bir husus. Çalışan kadınların profesyonel alanda ve evinde iki farklı role sahip bulunması kendilerini ciddi anlamda zora sokuyor. Her iki yönde de başarı sağlamakta güçlük çekiyor. Evine vakit ayırdığı zaman kariyeri tehlikeye giriyor, kariyerine yönelirse evini ihmal ediyor. İşine daha çok vakit ayırırsa, eşler bunu anlayışla karşılamayabiliyor. Nitekim çalışan bayanlarda çalışmayan bayanlara göre 6 kat daha fazla boşanmalar vuku bulmakta. Bunda hiç şüphesiz ekonomik özgürlüğün de payı büyük.

Evlilik Yorgunluğu ve Teknoloji

Günlük hayatımıza sayılamayacak kadar kolaylıklar getiren teknoloji, bir o kadarını da hayatımızdan alıp götürüyor. Çok odalı evler, yazlıklar, kışlıklar, farklı televizyon ve bilgisayarlar, çiftleri birbirinden koparıyor ve yalnızlaştırıyor. Bu ise duygusal yönden kopma ve ayrışmalara neden olabiliyor.

Eğer eşler zamanlarının çoğunu ayrı odalarda geçiriyorlarsa yozlaşma çanları çalıyor demektir. Teknolojik imkanların daha az kullanıldığı kırsal kesimlerde boşanma olayları oldukça nadir görülmekte.

Akraba ve Komşu Ziyaretleri Faydalı

Akraba ziyaretleri ve komşuluk ilişkileri, evliliği sürekli dinamik tutarak, yorgunluğa engel olabiliyor. Haftada en az iki defa akraba ya da komşu ev ziyaretinde bulunanlarda, evlilik yorgunluğunu ve durgunluğunu pek görmüyoruz. Ziyaretler hem eşler arasında iletişim ve paylaşımı arttırıyor, hem de monotonluktan uzaklaştırıyor.

Evlerinde hizmetçi ya da bakıcı olanlarda, olmayanlara göre daha çok evlilik yozlaşması görülüyor. Yemek sonrası çay ya da kahve sohbetleri evliliği pekiştirebiliyor.

Empati Önemli

Karşılıklı empati, evlilik yozlaşmasını önleyen önemli faktörlerden biridir. Kendini eşinin yerine koyarak hareket etmek çoğu zaman sorunların başlamadan çözümlenmesi ile sonuçlanır.

Psikolojide ‘kendini gerçekleştiren ön kabul’ diye bir yasa vardır. Bir insanın herhangi bir konuda ön yargısı varsa, bir müddet sonra ön kabul oluşan yasa kendini gerçekleştirmeye başlar. Mesela, ‘eşime güvenmiyorum, beni aldatabilir’ düşüncesine sahip bir eşin güvensizliği, bir süre sonra davranışlarına yansıyabilir. Böylece oluşacak güvensizlik ortamı evliliği yozlaşmaya götürür. Psikolojideki bu yasanın bir diğer adı da kuantum olumsuzlamadır. Halbuki bunun tam tersi ‘’eşim beni aldatmaz’’ düşüncesi ile duygularını yansıtan kişi, ortaya koyduğu güven atmosferi ve kuantum olumlama ile evlilik bağlarını sağlamlaştırabilir.

Eleştirilere Dikkat!

Evliliğin yorgunluğa girmemesi için, eleştirileri ve önerileri sen odaklı değil, ben odaklı yapmalıdır. Örneğin ‘’bu evin hali nedir böyle sen ne dağınık bir kadınsın’’ yerine ‘’ev dağınık olunca kendimi kötü hissediyorum’’’ demelidir. Böylece ev dağınık olunca eşinin üzüldüğünü düşünerek savunma dürtüsü yerine sorumluluk duygusuyla daha hassas davranacaktır. Çünkü sen odaklı eleştiriyi direk kişiliğine yapılmış bir saldırı olarak algılayacak, o an için evi biraz toparlasa bile sonradan boşverecektir. Ya da ‘‘şöle yapsak daha iyi olmaz mı?’’, ‘‘böyle olsa daha iyi olmaz mı?’’ türünden çoğul ifadeler kullanılmalıdır.

Yüz Yüze Bakınız

Bilimsel bir araştırmada, 100 kadar kişiye karşı cinsten birine 5 dk süre ile hiç kıpırdamadan bakmaları istendi. Sonuç çok şaşırtıcı idi ve birbirinin yüzüne bakan çiftlerden bazıları aşık olup evlenmeye karar vermişlerdi.

Bu nedenle eşinizin yüzüne her gün en az 5 dk bakmalısınız. Bu durum yüreğinizdeki saygıyı, muhabbeti ve paylaşımı sürekli taze tutacaktır.

Evliliğin de canlı bir organizma gibi beslenmesi gerekmektedir. Evliliğin 2,5 yılından sonra duygusal beslenme minimuma iner. Bunun yerini, duyma, dinleme ve anlama şeklindeki empatik paylaşımcı iletişim alır. Evlilikler ancak böyle yorulmadan ve yozlaşmadan devam edebilir.

Evliliğin Yorulmaması İçin Neler Yapmalıyız?

Elinizdekilerin değerini bilin.
Sahip olduğumuz bir çok şeyin kıymetini elimizden çıkınca anlarız.

Sağlığınızın, ailenizin, çocuklarınızın, dostlarınızın değerini bilin. Ortak arkadaşlıklar ve dostluklar tesis edin. Ne yazık ki bazı eşler, yaptıkları her işte veya işlevde mükemmel olmaları gerektiğine inanırlar ve dolayısıyla bir türlü kendilerini yeterli bulmazlar. Bu tür insanlar kendileriyle barışık olmadıkları ve kendilerinden kapasitelerinin çok üstünde beklentileri olduğu için evliliklerinde mutlu olamazlar.

Oysa hayat düz bir çizgi değildir. İnişli çıkışlıdır. Başarı kadar başarısızlıkların da doğal olduğunu kabul etmek lazımdır.

Mutluluğunuz İçin Araya Hedef Koymayın

Ev, araba alınca, çocuğumuz olunca ya da başka bir olay gerçekleşince mutlu olacağız, gibi kendinize hedefler koymayın. Mutluluk hedef değil uzun bir yolculuktur ve her an yaşanacak bir duygudur. Bunun için araya engeller koymayın (Up adlı -çizgi- filmi izleyin).

Her Eleştiriye Kulak vermeyin

Çevrenizdeki insanların eleştirilerine ve önerilerine göre yaşarsanız, kendiniz için yaşayamazsınız. Bu yüzden hatalarınıza değil, kişiliğinize yönelik eleştirilere kulak vermeyin.

Hatalara duyarlı olmayın.

Yeryüzünde hiç kimse hatasız olamaz. Hatasız dost arayan dostsuz kalır misali, hatalar “tekrarlanmadıkça” görmezden gelinmelidir. Gördüğünüz şeyi söylememişseniz hafızanızdan uçup gider. Söylerseniz hafızanızda yer eder. Bu nedenle olur olmadık her olumsuz şeyi sözcüklere dökmemek gereklidir. Böylece hem çabucak unutursunuz hem de belki bir daha tekrarlanmayacak bir olay için eşinizi incitmezsiniz.

Evliliğinize Zaman Ayırın

Eşlerin tüm zamanlarını birlikte geçirmeleri neredeyse zordur. Özellikle çalışan ailelerde bu daha da imkansızdır. Evde olsun dışarıda olsun akşam yemeklerini birlikte yemeye gayret göstermelidir. Pazar sabahları hep beraber uzun kahvaltı keyifleri yapmalıdır.

Akşam yemekleri haftada 2 den aza inmişse tehlike başlamış demektir. Ayda bir kaç kez konsere, sinemaya ya da tiyatroya bu da olmazsa pikniklere gitmelidir. Tek başına gittiğiniz seyahatlerde eşinize hediyeler alın. Bu her zaman onu önemsediğinizi düşündürecektir. Akraba, eş, dost ziyaretlerini ihmal etmemelidir. Böyle gelip gitmeler, aile içi dinamikleri arttıran unsurlardır.

Başkalarına Yardım Edin

Yardıma muhtaç insanlara birlikte destek olmaya çalışmak, bu konu ile ilgili organizasyonlara katılmak birliktelik duygusunu pekiştirir. Yardımseverlik hazzında paylaşım olur. Beraberlikler, ekip ve takım ruhu kazanır.

Birlikte Hobiler Edinin

Çeşitli spor ya da sanat dallarında ortak zevklerin bulunup, bunlara yönelinmesi evliliğe müthiş bir dinamizm sağlar. Hayat arkadaşlığının yanı sıra ekip ve takım arkadaşlığı da gelişir. Aynı etkinlik içinde, aynı amaçlara yönelik olarak çaba harcamak, evliliğinize katkı sağlar.

Kısacası eşinizi olduğu gibi kabul edin. Herkesin hataları ve günahları olabileceğini kabul edin. Onarıcı ve bağışlayıcı olun. Evliliğin yorulmaya giden bir süreç olmadığını, yormanın da, yormamanın da sizin elinizde olduğunu bilin.

Dr. Mehmet Yavuz
REEM Nöropsikiyatri
.

Evlilik Yorgunluğu Yeni Boşanmaların Nedeni İle İlgili Aramalar

evlilik yorgunluğu, evlilik, evlilik sorunları, stress, tükenmişlik sendromu, boşanma, mutlu evlilik…


Sayfa içeriğini göremiyorsanız; bilgisayarınız, şifreleriniz ve tüm kişisel bilgileriniz tehlikede olabilir!

Eğer bu sayfadaki makaleyi göremiyorsanız, büyük olasılıkla masum görünümlü "Reklâm Önleyici" bir program kullanıyorsunuz. Ancak, bu tür programların bazen böyle normal sayfa içeriğini görmenizi de engellediği; ve daha kötüsü, virüslerin bilgisayarınıza girmesi için birçok açık kapılar oluşturduğu biliniyor.

Ayrıca, milyar dolarlık yatırımlarla gerçekleştirilen internet hizmetleri (Google, Facebook, Youtube vs...), reklâmlar sayesinde bize bedava sunuluyor. Reklâmları engellemek bir tür hırsızlıktır ve yakın gelecekte internetteki herşeyin ücretli olmasına neden olacaktır. Facebook, Tweeter, Skype, Google, Yahoo, Youtube, Instagram, WhatsApp ve internetteki tüm diğer siteler için, her ay yüksek abonelik ücretleri ödemeye hazır mısınız? O kadar çok paranız var mı?

Reklâm engelleyici programı hemen devre-dışı bırakmanızı tavsiye ederiz. Ama herşeye rağmen o programı kaldırmak istemiyorsanız, sitemizin içeriğini görebilmek için, sitemizi "Beyaz Liste"nize eklemelisiniz. Sitemizde yazıların üstünü kapatan veya tam sayfa boyunda açılan, rahatsız edici reklâmlar yoktur.

Lütfen şimdi https://ailecesaglik.com/ sitemizi, Reklâm Önleme eklentinizin "Beyaz Liste"sine ekleyiniz.

Evlilik Yorgunluğu Yeni Boşanmaların Nedeni - -


You must be logged in to post a comment Login

sitemap -- sitemap

banner