■ ■ Son model mutfak aletleri tanıtımları, markalı beyaz eşyalar... ■ ■ Arçelik, Beko, Profilo, Philips, Siemens marka mutfak aletleri tanıtımları... ■ ■ Samsung markasının beyaz eşya piyasasına yeni giren ürünleri, Samsung buzdolabı, Samsung bulaşık makinesi... ■ ■ Tatilde neler yenir, hangi tatil yeri hangi yemeğiyle ünlü?... ■ ■ Yeni sağlıklı otomobil modelleri, sağlık kavramını ön plana çıkaran son model arabalar hakkında bilgiler... ■ ■ Mutfakların mücevherleri rostfrei çatal kaşık bıçak markaları; Jumbo, Hisar ve Karaca marka mutfak gereçleri... ■ ■ Sofraların olmazsa olmazı porselen yemek takımları, Karaca sofra takımı tanıtımı... ■ ■ Özel hastanelerin özellikleri ve devlet hastanelerinden farkları; özel hastane ücretleri... ■ ■ Elektronik tıbbı cihazlar, hastaneler ve aile hekimlikleri için tıp cihazları fiyatları... ■ ■

Korkular ve Kaygılar

Yazının Tam Başlığı: Korkular ve Kaygılar
Korkular, kaygılar, fobiler, psikolojik sorunlar

Korkular ve Kaygılar

Nelerden korkarsınız? Yılan ya da örümcekler kalbinizin daha hızlı çarpmasına neden olur mu? Ya da topluluk önünde bir konuşma yapmanız gerekse, avuç içleriniz nemlenmeye başlar mı? Tüm bu durumlar, pek çok insan için adrenalinin neden olduğu stres tepkisini tetikler.

İlginç olan şu ki bu korku davranımları, panik ataklarda da görülebileceği gibi, görünürde bir tehlike ya da herhangi bir neden olmasa bile tetiklenebiliyor.

Psikolog ve nörologlar, bu korku davranımıyla nasıl başa çıkılabileceği konusunda araştırmalarına devam ediyorlar.

Korkulardan kurtulmak, korku veren anıları bellekten silmek gibi basit bir işlem değil. Bunun yerine fobik kişi, bu korkuyu tetikleyen anı ya da uyarıcıya sürekli olarak maruz kalarak korku tepkisini bastırmayı öğrenmeli.

Boston Üniversitesi’nin Kaygı Bozuklukları Merkezi Yöneticisi David Barlow, bazı fobiler için böylesi bir maruz bırakma tedavisinin %90 oranında başarılı olduğunu söylüyor.

Araştırmacılar, çoğu fobi ve diğer korku hastalıklarının bir şekilde koşullanılmış davranımlar olduğunu ileri sürüyorlar.

Yaklaşık bir yüzyıl önce Rus fizyolog Ivan Pavlov’un klasik koşullanma deneyi, hayvanların belli uyarıcılara belli fizyolojik yanıtlar vermeye koşullanabileceğini, bu sayede bu fizyolojik yanıtların öğretilebileceğini kanıtlamıştı. Bu çalışmadan yola çıkan Amerikalı psikolog Watson ise, “Küçük Albert ve Beyaz Sıçan” adıyla anılan ünlü deneyini tasarlamıştı.

Deneyde, 11 aylık uysal bebek Albert’e ne zaman beyaz bir sıçan gösterilse, onu oldukça korkutup ağlamasına yol açan bir metal sesi de beraberinde eşlik etmişti. Bir süre sonra beyaz sıçana da ağlama tepkisi veren Albert, bu tepkisini pek çok beyaz ve tüylü nesneye genelleyerek tavşandan, köpekten, hatta ve hatta sakalları dolayısıyla Noel Baba’dan bile korkmaya başlamıştı. Albert’in bu davranımı pek çok psikologca “koşullanılmış korku davranımı” olarak adlandırıldı.

Tahmin edersiniz, bugün psikologlar etik nedenlerden ötürü küçük Albert gibi bebekleri kullanmayı tercih etmiyorlar. Konu üzerinde yapılan deneyler kemirgenlerle yürütülüyor. Bulgular şöyle olmuş: Organizma, korku verici uyarıcıyla (metal sesi) özdeşleştirilen nesne ya da özellik (beyaz ve tüylü olma durumu)’ e bu korku verici uyaran olmadan düzenli olarak maruz bırakıldığında fobik tepki sönmeye uğruyor, ancak yeni bir çevrede, ya da stresli şartlarda tekrar geri geliyor. California Üniversitesi’nden Mark Barad bu durumu şöyle açıklıyor: “Sönme, baskılayıcı bir öğrenme paradigmasıdır; deneyimlenen ilk korkunun silinmesi değil.”

Barad’ın üzerinde durduğu bir diğer önemli noktaysa, öğrenmenin zaman aralıklarına dağıtılarak gerçekleştirilmesi gerektiği. Bu gerçeklik, öğrencilerin sınav öncesi gece yaptığı yoğun bilgi yüklemesinin niçin işe yaramadığını açıklıyor.

Ancak Barad ve ekibi, yaptıkları bir çalışmada sürpriz sonuçlar almışlar. Deney, korku verici uyaranla (Küçük Albert örneğindeki metal sesi), başta nötr olan uyaran (örnekteki beyaz ve tüylü nesneler) arasındaki ilişkiyi sönmeye uğratarak tedaviyi mümkün kılma konusunda yapılmış.

Fobik hastalar, korktukları uyaran verilmeden, başta nötr durdukları ve bu uyaranla beraber korkmaya koşullandıkları nesneye düzenli olarak kısa ama yoğun seanslarla maruz bırakılmışlar. Bu yolla tedavinin daha etkili olduğu görülmüş. Oysa ekip çalışmanın başında, öğrenmenin zamana yayılması gerektiğini düşünmüş. Aradaki ilişkinin sönmeye uğratılması aşamasında, maruz bırakma seanslarının zamana yayılıp uzun süreç içinde tamamlanmasının daha etkili olacağı sonucuna varmış.

Ekip, klinik uygulamanın fobik hastalar üzerinde yapılan maruz bırakma tedavisi seanslarının birkaç saat içinde, yoğun biçimde kısa seanslarla tekrarlanması olduğunu açıklamış.

Barad ve ekibinin bulgusunun niçin şaşırtıcı olduğu konusunda bir beyin fırtınası yaparsak, şöyle bir açıklama mümkün olabilir:

Ekip, koşullanma yoluyla öğrenmeden bahsetmekte. Haliyle, ilkel bir öğrenme mekanizması söz konusu. Oysa sınava çalışırken, bilişsel düzenlemeler, yorumlar gerektiren üst seviye bir öğrenmeden bahsediyoruz. İşte ikisi arasındaki etkili yöntem farklılığı da, bu kritik ayrımdan kaynaklanıyor olabilir.

Kaynak: Travis, J. (2004). Fear Not. Science News, 165. bilim-teknik

Korkular ve Kaygılar İle İlgili Aramalar

Korkular ve Kaygılar, korku, kaygı, fobi, fobiler, psikolojik sorunlar, zihinsel sağlık, psikolojik davranışlarımız…


Sayfa içeriğini göremiyorsanız; bilgisayarınız, şifreleriniz ve tüm kişisel bilgileriniz tehlikede olabilir!

Eğer bu sayfadaki makaleyi göremiyorsanız, büyük olasılıkla masum görünümlü "Reklâm Önleyici" bir program kullanıyorsunuz. Ancak, bu tür programların bazen böyle normal sayfa içeriğini görmenizi de engellediği; ve daha kötüsü, virüslerin bilgisayarınıza girmesi için birçok açık kapılar oluşturduğu biliniyor.

Ayrıca, milyar dolarlık yatırımlarla gerçekleştirilen internet hizmetleri (Google, Facebook, Youtube vs...), reklâmlar sayesinde bize bedava sunuluyor. Reklâmları engellemek bir tür hırsızlıktır ve yakın gelecekte internetteki herşeyin ücretli olmasına neden olacaktır. Facebook, Tweeter, Skype, Google, Yahoo, Youtube, Instagram, WhatsApp ve internetteki tüm diğer siteler için, her ay yüksek abonelik ücretleri ödemeye hazır mısınız? O kadar çok paranız var mı?

Reklâm engelleyici programı hemen devre-dışı bırakmanızı tavsiye ederiz. Ama herşeye rağmen o programı kaldırmak istemiyorsanız, sitemizin içeriğini görebilmek için, sitemizi "Beyaz Liste"nize eklemelisiniz. Sitemizde yazıların üstünü kapatan veya tam sayfa boyunda açılan, rahatsız edici reklâmlar yoktur.

Lütfen şimdi https://ailecesaglik.com/ sitemizi, Reklâm Önleme eklentinizin "Beyaz Liste"sine ekleyiniz.

Korkular ve Kaygılar - -


sitemap -- sitemap

banner